Bugün: 13.04.2026
1 ay önce
3 dk.

‘The Match’ Filmi Üzerine

2025 tarihli “The Match” filminden haberim yoktu. Tahtadaki doğru hamleyi görememek gibi bazen gözlerimizin önündekini de görmekte zorlanıyoruz. Öğrendiğim anda izledim ve Go oyunu filmleri konusunda Kore sinemasının mertebeyi nasıl bir kat daha yükselttiğini gördüm. Uzakdoğu kültüründe önemli bir yere sahip Go ile ilgili biyografik filmlerin azlığı şaşırtıcı. Film bu açığı kendi payınca dolduruyor.

Eğer filmi henüz izlemediyseniz, spoiler vermeden bazı önemli bilgilerin üzerinden geçmek filmi daha anlaşılır kılacak ve aldığınız hazzı artıracaktır diye düşünüyorum.

Filmin ana karakterlerinden Cho Hun-hyeon Güney Kore’nin efsanevi Go oyuncusudur. Efsanevi olmasının nereden kaynaklandığını anlamak için Go tarihi üzerinden hızlı bir geçiş yapalım.

Go her ne kadar Çin kökenli bir oyun olsa da, özellikle 17. yüzyıl sonrasında, Japonya Go oyununda Çin ve Kore’yi geride bırakmıştır. Bu dönemde Go oyunu devlet tarafından finanse edilmeye başlanmış, Saray’da bakanlık düzeyinde diyebileceğimiz Go kurumları kurulmuştur. Yine Honinbo Hanedanı, Hayashi Hanedanı, Inoue Hanedanı ve Yasui Hanedanı (Dört Büyük Go Okulu diye geçer) bu dönemde devlet destekli kurulmuş Go akademileridir. Bu tarihten 20. yüzyıla kadar Go oyununda Japonya’nın tartışılmaz bir üstünlüğü olmuştur.

Cho Hun-hyeon ve filmde kendisini canlandıran aktör Lee Byung-hun. Kaynak

Amma velakin, 1980’lerden itibaren Cho Hun-hyeon (d.1953) ulusal ve uluslararası turnuvalarda Go dünyasını kasıp kavurmaya başlamış ve Go’daki yüzyıllar süren Japon dominasyonunu kırarak bir milli kahraman haline gelmiştir. İşte bu nedenle Cho Hun-hyeon Güney Kore’nin efsanevi Go oyuncusudur ve Kore halkının haklı gurur kaynağıdır.

Filmin diğer kahramanı Lee Chang-ho Güney Kore’nin bir diğer efsanevi Go oyuncusudur. 1975 doğumlu Go dehası, henüz 11 yaşındayken profesyonel 1 dan seviyesine yükselmiştir. 1991-2006 yılları arasında (yani 15 yaşından 30’una kadar) dünyanın 1 numarası olarak kalmıştır. 1 Aralık 2025 itibarıyla ulaştığı toplam 1969 galibiyetle, Cho Hun-hyeon’un rekorunu kırarak dünya tarihinin en çok maç kazanan profesyonel oyuncusu unvanını almıştır. Chunlan Kupası’nı kazanarak da dünyadaki tüm uluslararası turnuvaları en az bir kez kazanan ilk oyuncu olmuş ve koleksiyonunu tamamlamıştır.

Lee Chang-ho’nun, 1990’ların başında Cho Hun-hyeon’u yenmeye başlaması ve kısa sürede dünya şampiyonu olacak seviyeye yükselmesi, Kore Go’sunun dünya liderliğini ele geçirişinin de başlangıcı olarak kabul edilir. İşte bu Lee Chang-ho Cho Hun-hyeon’un öğrencisidir ve filmimiz de bu iki büyük oyuncunun tanışmaları ile başlayıp ikilinin bu sürecini anlatmaktadır.

Öğrencinin hocasını yendiği diğer bir maçın ardından oyunu incelerken. Kaynak

Film boyunca Seo Bong-soo’dan (d.1953) neredeyse hiç (sanırım sadece bir defa adı geçti, ya da hiç) bahsedilmemesini ise ilginç buldum. Çünkü Seo Bong-soo, Cho Hun-hyeon’un ezeli rakibidir. Buna yalnızca ezeli rekabet değil, zıt kutupların mücadelesi de demek gerekir. Çünkü ‘Savaş Tanrısı’ lakaplı Cho Hun-hyeon aslına bakılırsa Japonya’da eğitim almış, teorik bilgisi çok yüksek, zarif ve “aristokratik” bir stili temsil ederken ezeli rakibi Seo Bong-soo hiç Japon eğitimi almayıp safkan Kore hamuruyla yoğrulmuş, “vahşi” ve “savaşçı” bir stili olan, halkın içinden gelen bir kahramandır. Sadece Japon eğitimi almamak da değil, klasik insei eğitimini de -ya da Korecesiyle yeongusaeng diyelim- hiç almamıştır ve büyük ölçüde bireysel pratiği ve rekabet ortamı içinde gelişmiştir. Seo ile Cho kendi aralarında 350’den fazla resmi karşılaşma yapmışlardır ve bu bir dünya rekorudur. Bir başka deyişle dünyada en çok unvan kazanan oyunculardan biri olan Cho Hun-hyeon’nun sahibi olduğu neredeyse tüm unvanlarda, ona meydan okuyan isim olarak ‘Panter’ lakabıyla Seo Bong-soo hep karşısında olmuştur. Seo Bong-soo, kariyeri boyunca tam 51 kez turnuvalarda ikinci olmuş ve bu finallerin neredeyse tamamını Cho Hun-hyeon’a kaybetmiştir. Yani bir yerde Cho Hun-hyeon’u görüyorsanız bilin ki Panter onun bir adım gerisindedir. İşte bunu filmde göremediğim için ilginç buldum.

2016 Etland Efsaneler Ligi’nden. Kore Go tarihinin en çok karşı karşıya gelen iki isminin 371. oyunu | 08/02/2016 Kaynak

Filme geri dönecek olursak… Onun harika olduğunu söylemekten başka ne denilebilir ki? İzleyin.

Kaynaklar

https://senseis.xmp.net/?LeeChangho
https://en.wikipedia.org/wiki/Cho_Hun-hyun
https://en.wikipedia.org/wiki/Seo_Bong-soo

Yorum

Your email address will not be published.

Önceki Yazı

Gote Sensei’nin İlk Yazısı

Sonraki Yazı

Jorge Luis Borges’in “Go” Şiiri

Latest from Blog

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #6

Go oyuncuları olarak, oyunu oynamanın kendisinin iyi ya da kötü olup olmadığını söyleyemeyiz. Yalnızca belirli oyunlardaki belirli hamlelerin iyi ya da kötü olduğunu söyleyebiliriz.

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #5

Umarım okuyucularımın en azından bir kısmı, “The Empty Board” serisinin son yazısındaki oyuncunun “nihai hedefi olan galibiyet” ifadesini okurken hafifçe bir ürperti hissetmiştir. Eğer

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #4

İyi ve kötü hamleler hakkındaki kararlar Go oyununda büyük bir rol oynar. Bunu belirlemek çoğu zaman o kadar kolay olmasa da, bir hamle oyuncuyu

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #3

Go’nun klasik çağında oyuncular tek bir oyun için saatler harcarlardı. Neden böyle yaptıklarını hiç merak ettiniz mi? Ne düşünüyor olabilirlerdi? İşte size bir deney:

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #2

Kongre bünyesinde oynanan ABD Açık Go Turnuvası maçlarının ana süresinin 90 dakika olması haricinde ABD turnuvalarındaki neredeyse tüm resmi maçların ana süresi 45 dakika.
YukarıZıpla