
Go oyuncuları olarak, oyunu oynamanın kendisinin iyi ya da kötü olup olmadığını söyleyemeyiz. Yalnızca belirli oyunlardaki belirli hamlelerin iyi ya da kötü olduğunu söyleyebiliriz. “İyi” veya “kötü” hakkında yargıda bulunabilmek için, bu tür yargıları mümkün kılan ölçütleri sağlayan bir bağlama ihtiyaç vardır. Genel olarak sporlar, bu noktayı netleştirmek için iyi bir karşılaştırma fırsatı sunar. Beyzboldaki her top atışı iyi sayılmaz. Peki ya genel olarak insan eylemleri? Bu tür yargılarda bulunabilmek için bir kurallar bütününe ve özellikle kuralların belirlendiği açıkça tanımlanmış genel bir hedefe sahip olmanız gerekir. Ancak ne yazık ki, hayatın nihai amacı konusunda genel bir uzlaşı yoktur. Durum böyleyken, bazıları iyi ve kötü hakkında yargıda bulunmamanın daha doğru olacağını öne sürüyor. Tabii ki insanlar sıklıkla hedefler belirleyip, iyi ve kötüyü bu hedefleri ölçü alarak saptarlar. Peki bu hedeflerin gerçekten “iyi” olduğundan nasıl emin olabilirler? Bir Go oyununda belirli bir hamlenin iyi olduğunu söyleyebilmek için, oyunun doğası hakkında belirli bir anlayışı ölçü almalısınız. Ancak Go oynamanın kendisinin iyi bir şey olduğunu gerekçelendirmek için bu defa oyunun dışındaki bir ölçü noktasına başvurmak zorundasınız. Peki, Go oynamaya hiç ilgi göstermeyen insanlara yaklaşım nasıl olmalıdır? Oyunu eğlenceli veya ilgi çekici olduğu için oynamaları gerektiğini söylemek bir şekilde yeterli görünmüyor. Onlarla paylaştığımız bazı ortak değerleri bulmaya ve Go oynamanın bu değeri pekiştireceğine onları ikna etmeye çalışabiliriz. Japonların, Go oynamanın demansın etkilerini azaltabileceğini gösterme çabaları bunun ilginç bir örneğidir. Japon Go topluluğu aynı zamanda Go oynamanın dünya barışını teşvik edebileceğine de inanıyor; buna karşı çıkmak zor. Bir diğer ilginç örnek ise çocuk gruplarına bu oyunu öğretmenin değeri üzerine ileri sürülen bazı iddialardır. Go kesinlikle çok özel bir oyundur. Sizi daha iyi bir birey yaptığını söylemek isteriz.
William Cobb, 14 Mayıs 2018
Fotoğraf: Phil Straus / Düzenleme: Chris Garlock
Çeviri: Utku Üzülmez
Kaynak
Orijinal metin:
As go players, we cannot say whether playing the game is itself good or bad. We can only say whether particular moves in particular games are good or bad. To make judgments of what’s “good” or “bad” you have to have a context which provides criteria for making such judgments. Sports in general are a good analogy for making this point clear. Not just any toss of the ball can be called good in baseball. So what about human actions in general? To make such judgments you must have a set of rules and in particular a clearly specified overall goal in which the rules are determined. Unfortunately, there is no general agreement about the ultimate goal of life. Insofar as that is the case some suggest we would be better off not judging good and bad. Of course, people often set certain goals and are then able to determine what’s good and bad in relation to those goals. But how can they be sure those goals are in fact “good”? In order to say a particular move in a go game is good you have to assume a view of the nature of the game. But to justify playing the game as a good thing you have to appeal to something outside the game. So a question is how to deal with people who show no interest in playing go. Just saying they should play because it’s fun or interesting doesn’t seem adequate somehow. We can try to find some value we do share with them and to convince them that playing go will promote that value. Japanese efforts to show that playing go can diminish the effects of dementia are an interesting example of this. The Japanese go community also believes that playing go can promote world peace; hard not to approve of that. Another interesting example is some of the claims that are made about the value of teaching groups of children to play. Go is certainly a very special game. We’d like to say it makes you a better person.