Bugün: 10.04.2026
4 hafta önce
3 dk.

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #6

Go oyuncuları olarak, oyunu oynamanın kendisinin iyi ya da kötü olup olmadığını söyleyemeyiz. Yalnızca belirli oyunlardaki belirli hamlelerin iyi ya da kötü olduğunu söyleyebiliriz. “İyi” veya “kötü” hakkında yargıda bulunabilmek için, bu tür yargıları mümkün kılan ölçütleri sağlayan bir bağlama ihtiyaç vardır. Genel olarak sporlar, bu noktayı netleştirmek için iyi bir karşılaştırma fırsatı sunar. Beyzboldaki her top atışı iyi sayılmaz. Peki ya genel olarak insan eylemleri? Bu tür yargılarda bulunabilmek için bir kurallar bütününe ve özellikle kuralların belirlendiği açıkça tanımlanmış genel bir hedefe sahip olmanız gerekir. Ancak ne yazık ki, hayatın nihai amacı konusunda genel bir uzlaşı yoktur. Durum böyleyken, bazıları iyi ve kötü hakkında yargıda bulunmamanın daha doğru olacağını öne sürüyor. Tabii ki insanlar sıklıkla hedefler belirleyip, iyi ve kötüyü bu hedefleri ölçü alarak saptarlar. Peki bu hedeflerin gerçekten “iyi” olduğundan nasıl emin olabilirler? Bir Go oyununda belirli bir hamlenin iyi olduğunu söyleyebilmek için, oyunun doğası hakkında belirli bir anlayışı ölçü almalısınız. Ancak Go oynamanın kendisinin iyi bir şey olduğunu gerekçelendirmek için bu defa oyunun dışındaki bir ölçü noktasına başvurmak zorundasınız. Peki, Go oynamaya hiç ilgi göstermeyen insanlara yaklaşım nasıl olmalıdır? Oyunu eğlenceli veya ilgi çekici olduğu için oynamaları gerektiğini söylemek bir şekilde yeterli görünmüyor. Onlarla paylaştığımız bazı ortak değerleri bulmaya ve Go oynamanın bu değeri pekiştireceğine onları ikna etmeye çalışabiliriz. Japonların, Go oynamanın demansın etkilerini azaltabileceğini gösterme çabaları bunun ilginç bir örneğidir. Japon Go topluluğu aynı zamanda Go oynamanın dünya barışını teşvik edebileceğine de inanıyor; buna karşı çıkmak zor. Bir diğer ilginç örnek ise çocuk gruplarına bu oyunu öğretmenin değeri üzerine ileri sürülen bazı iddialardır. Go kesinlikle çok özel bir oyundur. Sizi daha iyi bir birey yaptığını söylemek isteriz.

William Cobb, 14 Mayıs 2018
Fotoğraf: Phil Straus / Düzenleme: Chris Garlock
Çeviri: Utku Üzülmez

Kaynak

Orijinal metin:

Yorum

Your email address will not be published.

Önceki Yazı

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #5

Latest from Blog

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #5

Umarım okuyucularımın en azından bir kısmı, “The Empty Board” serisinin son yazısındaki oyuncunun “nihai hedefi olan galibiyet” ifadesini okurken hafifçe bir ürperti hissetmiştir. Eğer

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #4

İyi ve kötü hamleler hakkındaki kararlar Go oyununda büyük bir rol oynar. Bunu belirlemek çoğu zaman o kadar kolay olmasa da, bir hamle oyuncuyu

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #3

Go’nun klasik çağında oyuncular tek bir oyun için saatler harcarlardı. Neden böyle yaptıklarını hiç merak ettiniz mi? Ne düşünüyor olabilirlerdi? İşte size bir deney:

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #2

Kongre bünyesinde oynanan ABD Açık Go Turnuvası maçlarının ana süresinin 90 dakika olması haricinde ABD turnuvalarındaki neredeyse tüm resmi maçların ana süresi 45 dakika.

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #1

“Go hayat gibidir.” Bu yaygın olarak dile getirilen bir iddiadır—ve doğrudur. Ama go aynı zamanda ölüm gibidir de. Her oyun biter ve her oyuncu
YukarıZıpla