Bugün: 26.04.2026
17 saat önce
2 dk.

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #7

Genellikle hamle başına on saniye gibi sürelerle oynanan “Blitz” (yıldırım) oyunları Go dünyasında ilginç bir olgudur. Oyunun kurallarına bağlı kaldıkları için teknik olarak birer Go oyunu sayılırlar, benim içinse ancak gözü kapalı oynamak kadar çekiciler (gerçi gözü kapalı inanılmaz iyi oynayan birini duymuştum). Aslına bakılırsa yıldırım oyunların gözü kapalı oynamaktan pek de bir farkı yok. Birkaç saniye içinde kısıtlı bir analiz yapabilseniz de, oyunda olup bitenlerin çoğunu görmeniz imkansızdır. Düşünmek için —en azından yüzeysel bir yaklaşımın ötesinde— vaktiniz olmadığından, kaçınılmaz olarak bir sürü hatalı hamle yapılır; yine de güçlü bir oyuncunun zayıf olanı genellikle yeneceğini sanıyorum. Öte yandan, böyle bir oyunun büyük heyecan yaratabileceğini inkâr da edemezsiniz – tıpkı bir nevi it dalaşı gibi. Bu yüzden bazı insanların neden yıldırım oyunlarını sevdiğini anlayabiliyorum. “Tuzak” hamleleri bu tempodaki bir oyunda çok etkili olur. Bununla birlikte, oyun sonucunu belirleyen üstün bir kavrayış, strateji ve analizden ziyade genelde ‘şans’ olacağı için, bu tarz bir oyun birçok kötü alışkanlık da kazandırır gibi görünüyor. Neler olup bittiğini anlamaya çalışmak ve rakibin hamlelerine karşı en iyi yanıtı kurgulamak, Go’yu bu kadar sürükleyici kılan asıl unsurdur. Bu entelektüel meydan okumayı asgariye indirirseniz, oyunun kısa sürede sıkıcı hale geleceğini düşünürüm. Elbette bazen gerçekten ciddi oyun oynamak için çok yorgun olduğunuz ama yine de yapacak bir şeyler aradığınız zamanlar olabilir. Belki de blitz oynayanlar sadece yorgun ya da sıkılmış olup biraz kolay heyecan arayan kişilerdir. Sahi, hiç yıldırım oyun turnuvaları düzenleniyor mu? Bir günde bir sürü tur tamamlanabilir.

William Cobb, 21 Mayıs 2018
Fotoğraf: Phil Straus / Düzenleme: Chris Garlock
Çeviri: Utku Üzülmez

Kaynak

Orijinal metin:

Yorum

Your email address will not be published.

Önceki Yazı

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #6

Sonraki Yazı

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #8

Latest from Blog

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #8

Go hayata benzer, ancak hayatın her yönünü de yansıtmaz. Örneğin savaşı ya da bir siyasi seçimi ele alalım. Bu tür durumlarda rakibinize belli ölçüde

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #6

Go oyuncuları olarak, oyunu oynamanın kendisinin iyi ya da kötü olup olmadığını söyleyemeyiz. Yalnızca belirli oyunlardaki belirli hamlelerin iyi ya da kötü olduğunu söyleyebiliriz.

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #5

Umarım okuyucularımın en azından bir kısmı, “The Empty Board” serisinin son yazısındaki oyuncunun “nihai hedefi olan galibiyet” ifadesini okurken hafifçe bir ürperti hissetmiştir. Eğer

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #4

İyi ve kötü hamleler hakkındaki kararlar Go oyununda büyük bir rol oynar. Bunu belirlemek çoğu zaman o kadar kolay olmasa da, bir hamle oyuncuyu

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #3

Go’nun klasik çağında oyuncular tek bir oyun için saatler harcarlardı. Neden böyle yaptıklarını hiç merak ettiniz mi? Ne düşünüyor olabilirlerdi? İşte size bir deney:
YukarıZıpla