Çok uzun bir süredir -uzun yıllardır- aklımda olan bu siteyi nihayetinde bugün itibariyle yeniden yayına aldım. Yeniden diyorum ama eski web sitem kapanalı on yıllar oldu belki de. Yine de bu siteyi sıfırdan kurulmamış görme eğilimindeyim, bu nedenle v.2.0 diyelim.
Go’ya dair derli toplu bir alanın olmasına öncelikle benim ihtiyacım var. Kendi Go yolumda yürürken burayı beslemenin bana da çok şey katacağını düşünüyorum. Eski siteden birkaç yazıyı buraya tekrar aktarmakla başlarım sanıyorum. Öncelik elbette ki Borges’in ‘Go’ şiirinde. William Cobb’un yazılarını -bulabilirsem- Türkçe olarak eklemek de iyi olabilir.

Sitenin alan adını kulüp olarak almak hiç aklımda yoktu ama öyle denk geldi. En ucuz web uzantıları arasında gezinirken Go oyununa en uygunu bu olduğu için, yani tamamen duygusal nedenlerle seçtim bu uzantıyı. Mamafih, eğer ki adımızda ‘kulüp’ ifadesi geçiyorsa, o zaman kulübün ilk kuralını koymak da adettendir. Kural 1: Gote Sensei Kulübü’nün ilk kuralı hiçbir turnuvaya Gote Sensei Kulübü olarak katılmamaktır.
Gelelim Gote’ye. Bir hamle yaparken tabii ki bütün Go oyuncularının kafasından aynı soru geçer: Bu hamle sente mi, honte mi yoksa gote mi? Herkes haklı olarak sente’yi arıyor. Ama bizi özel kılan biraz da farklılıklarımız değil mi? Tam olarak bu nedenle, site motto’sunun da açıkça ifade ettiği gibi: Gote’nin ustası olmak en büyük hedefim.
Yazılacak çok yazı, oynanacak çok oyun var. Tüm dostlara selam.
Yolumuz uzun vesselam.