Bugün: 04.11.2026
2 ay önce
1 dk.

The Divine Move 2

Divine Move filminin devamı çekilmiş 2019 yılında.

İlk “Divine Move” filminin DVD’sini internetten satın alarak Kore’den getirttiğimi hatırlıyorum; ancak o şekilde izleyebilmiştim. Filmin 2019 yılında bir devam filmi çekildiğini ise yeni fark ettim.

Devam filmi de, tıpkı ilki gibi, sinematografi açısından oldukça başarılı. Film, go ilgilileri için genel olarak sürprizlerle dolu bir görsel şölen şeklinde ilerliyor.

Devam etmekte olan bir go oyunu, oyun hakkında bilgisi olmayan birisi için sıkıcı ve anlamsız bir şekilde rastgele tahtaya dizilen siyah ve beyaz taşlar olarak gözüküyor muhtemelen. Goban üzerinde yaşanan kanlı savaşlar, sinsilikler, hileler, katliamlar ve şiddet ise sadece oyunu okuyabilenler tarafından görülebiliyor. Eski Japon gravürleri arasında -bkz. Kuniyoshi- bu şiddeti resmeden nüveleri kısmen yakalayabiliyoruz. Divine Move filmleri ise goban üzerinde bu yaşananları özellikle görünür hale getirmeye ant içmiş gibi. Bunu fazlasıyla da başarıyor.

Bir intikam izinde ilerleyen film bir bakıma “go sosuna bulandırılmış” bir şiddet-macera filmi olarak da değerlendirilebilir. Kore sinemasında şiddetin üst sınırı yok bilindiği gibi. Bu filmde de oldukça yaratıcı ve sert sahneler var. Ama filmde go oyununun kendisi bir şiddet aracı. Şöyle ki; günümüz dizi ve filmlerinde çoğumuzun midesini bulandıran, esas oğlanın silah çekip herkesi öldürdüğü sahneler yerine bu filmde karşılarındaki rakibi/düşmanı ile karşılıklı oturup go oynayan birileri var. Oyun sonucuna göre birileri ölüyor, bahisle para kazanıyor veya bir başka sonuca ulaşıyor.

İzlediğim go filmlerinin çoğunda egodan arınma, dao (yol) ve boş zihin (zihinsizlik) temaları işleniyor aslında. Tarihsel olarak go ile zen arasındaki bağ sanıldığı kadar eski değil; oyun zen’den çok önce var ve Japon profesyonel go’sunun kurucusu Honinbo Sansa, Zen değil bir Nichiren rahibi? Ama go kültürü yüzyıllardır kendine zen’in aynasından bakıyor ve sanki bu filmler de o aynayı kullanıyor; Divine Move’daki rakiplerden birinin lakabının Buda, bir başkasınınkinin Şaman olması bu nedenle tesadüf değil sanırım. Yalnız kutsalın dili burada kumarhane argosuna dönüşmüş. Çünkü bu filmin toprağı bahisli go, hileci go ve kumarhane!

Evet oldukça sert ama yine de bana kalırsa oyunun ruhunu en iyi yansıtan filmleri Koreliler yapıyor. İlk filmin gerisinde bulsam da bu filmi go oyuncularının bir hayli seveceğini düşünüyorum, iyi seyirler!


Yorum

Your email address will not be published.

Önceki Yazı

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #10

Latest from Blog

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #10

Hayatın büyük bir kısmı, daha önce hiç yaşamadığınız şeyleri deneyimlemekle geçer: Bir uçağa binmek, bir dağın zirvesine tırmanmak, bir kar fırtınasının ortasında kalmak veya

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #8

Go hayata benzer, ancak hayatın her yönünü de yansıtmaz. Örneğin savaşı ya da bir siyasi seçimi ele alalım. Bu tür durumlarda rakibinize belli ölçüde

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #7

Genellikle hamle başına on saniye gibi sürelerle oynanan “Blitz” (yıldırım) oyunları Go dünyasında ilginç bir olgudur. Oyunun kurallarına bağlı kaldıkları için teknik olarak birer

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #6

Go oyuncuları olarak, oyunu oynamanın kendisinin iyi ya da kötü olup olmadığını söyleyemeyiz. Yalnızca belirli oyunlardaki belirli hamlelerin iyi ya da kötü olduğunu söyleyebiliriz.

Boş Tahta: Felsefi Yansımalar #5

Umarım okuyucularımın en azından bir kısmı, “The Empty Board” serisinin son yazısındaki oyuncunun “nihai hedefi olan galibiyet” ifadesini okurken hafifçe bir ürperti hissetmiştir. Eğer
YukarıZıpla